Düşünüyorum da bugünkü aklım geçmiş zamanlardan çok farklı. Bir sürü hatalar yaptığımı fark ediyorum ve o gün o hataları yapmamamın da imkansız olduğunu fark ediyorum.


Aslında geçmişe dair hafızam zayıftır, sadece önemli şeyler aklımda kalır, acıların ise bir çoğu çoktan silindi. Toyluk ve tecrübesizlik bir çok şeyi değiştiriyor. Yıllar öncesine baktığımda yaptığım birçok şeyin saçma sapan olduğunu fark ediyorum. Ama yapmamam için tecrübeye ihtiyacım vardı ve o da yoktu. Tecrübe paket halinde satın alınabilecek bir şey değildir, o zamandan geçmeniz ve acısını da çekmeniz gerekir.


Yeteri kadar tecrübeniz olan alanda o işi yapmanız oldukça kolay olur. Ama insanın ömrü herşeyi tecrübe etmek için çok kısadır. Bu yüzden kitaplar ve öğütler mevcuttur. Onlardan birçok şeyi öğrenebilirsiniz, birkaç ömür gerektirecek şeyleri kısacık bir zamanda… Ama yanılmadıklarının da bir garantisi yok. Yanılabilirler ve yanıltabilirler, bunu istemeden yapabilecekleri gibi bilerek ve isteyerek de yapabilirler. Ayrıca ne kadarını kapabileceğiniz de tam bir muamma. Kaldı ki az yada çok pratik olmaksızın salt bilgi ne kadar efektif olabilir ki?


Birçok şey düşe kalka öğrenilmek zorunda. Bu hayatın çok acı bir gerçeği. Bazen çok küçük hataların bedeli çok çok ağır olabiliyor. Kitapların ve öğütlerin yeri işte burada. Onlar hem olmazsa olmazdır, hem de, ne yazık ki fazlasıyla yetersizdir.


Tecrübe aslında gözlerimizi dünyaya ilk açtığımız anda başlar. Yetişkinliğe kadar başıma gelmiş bir çok olayın beni fazlasıyla etkilediğine ve dönüştürdüğüne inanıyorum. Kitap kurdu oluşuma şükretmeliyim. Ama çok olumsuz olaylar da sanırım beni müthiş bir çalışkanlığa sevk etti. Formal eğitim değil, ama bol bol makale ve ansiklopedi. Formal eğitimde ana amacınız diploma almaktır ve bu şartlar altında ne kadar şey öğrenebilirsiniz ki?


Bir şey daha anlatayım size: Bir gün sanayide bir işim vardı; bir ustabaşına ihtiyacımı basitçe anlattım ve o da istediğim parçaları makinayla yaptı. Aynı şeyi koca koca üniversite mezunlarına anlatmayı bir türlü becerememiştim halbuki. Bu da yobazlığa ve tehlikelerine çok iyi bir örnek sanırım.


Tecrübe çok mühimdir. Öğütlerin ve bilginin yeri tartışılamaz. Ama tecrübe, öğütlerden ve bilgilerden daha fazla olmazsa olmazdır. Ve maalesef tecrübe birçok sefer çok acı olmak zorundadır.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir